HÜKÜMET AYASOFYA YI NEDEN AÇMIYOR?

2012-09-12 23:32:00

HÜKÜMET AYASOFYA'YI NEDEN AÇMIYOR?   İşte Sultan FATİHİN fermanı İşte bu benim Ayasofya Vakfiyem, dolayısıyla kim bu Ayasofya’yı camiye dönüştüren vakfiyemi değiştirirse, Allah’ın, Peygamber’in, meleklerin, bütün yöneticilerin ve dahi bütün Müslümanların ebediyen laneti onun ve onların üzerine olsun,azapları hafiflemesin onların, haşr gününde yüzlerine bakılmasın Kim bunları işittikten sonra ...hala bu değiştirme işine devam ederse, günahı onu değiştirene ait olacaktır Allah’ın azabı onlaradır Allah işitendir, bilendir (FATİH SULTAN MUHAMMED HAN-1 Haziran 1453) Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün yaptığı araştırmada Fatih Sultan Mehmet’in 1453’te İstanbul’u fethettikten sonra Ayasofya’yı kendi üzerine mal varlığı olarak geçirdiği ortaya çıktı. Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt, devletin tapu kayıtlarında Ayasofya’nın tapusunu bulduklarını açıkladı. Yusuf Beyazıt, Ayasofya’nın mal varlığının “Ebulfetih Sultan Mehmet” adına olduğunu kaydederek “Orijinal tapuya ilk kez ulaştık. Çok heyecanlandık” dedi. Ayasofya’nın asırlardır süren tartışmaların aksine, tarihte iddia edildiği gibi, hiçbir zaman Hz. İsa, Hz. Meryem ya da Kutsal Ruh gibi “Nam-ı Müstear” veya “Nam-ı Mevhum” denilen, şu anda hayatta olmayan ruhani varlıklar üzerine kayıtlı olmadığı da orijinal tapu kaydının ortaya çıkmasıyla kesinleşti. Vakıflar Genel Müdürü Yusuf Beyazıt şunları söyledi: “Ayasofya’nın, Fatih Sultan Mehmet Vakfı’na ait olduğuna dair orijinal tapusunu bulduk. Bu çalışma sırasında habersiz olduğumuz 27 bin gayrimenkulümüze de bu araştırma sır... Devamı

TÜRKİYE "ERMENİ SOYKIRIMI" İDDİASINDA PASİFMİ?

2012-09-12 23:23:00
TÜRKİYE ERMENİ SOYKIRIMI İDDİASINDA PASİFMİ? |  görsel 1

TÜRKİYE "ERMENİ SOYKIRIMI" İDDİASINDA PASİFMİ?     Meksika Kongresi, silahlı Ermeni güçlerinin Azerbaycan'ın Hocalı kentinde yaptığı katliamı kınayan kararı kabul etti. Meksika,'Hocalı katliamını', 'soykırım' olarak niteledi. Azeri Apa Ajansı tarafından Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı'na dayandırılarak verilen haberde, Meksika Kongresi'nin, 'Ermenilerin Azerbaycan'ın topraklarının yüzde 20'sini hala ......işgal altında tuttuğu, bir milyona yakın insanın mülteci durumunda olduğu, taraflar arasında ateşkes olmasına rağmen Ermenistan'ın bunun ihlal ettiği ve Azeri halkına hala zarar verdiği' şeklinde bir kınama metnini kabul ettiği belirtildi. 26 Şubat 1992 yılında Ermeniler tarafından 83'ü çocuk ve 106'si kadın olmak üzere toplam 613 kişi Hocalı'da öldürülmüştü. Bölgede bin 275 Azeri vatandaşı kişi esir düşmüş ve 150 kişi ise hala kayıp. Meksika'dan sonra Kolombiya da Hocalı'da yaşananlar için 'soykırım' dedi. "Alınan kararda Yukarı Karabağ ve etrafındaki yedi bölgenin, Ermenistan güçleri tarafından işgal edildiği ve bu işgalin halen sürdüğü belirtilmektedir. Bir milyondan fazla insanın mülteci konumuna düştüğü vurgulanmıştır. "Bu kararla Kolombiya, Meksika'nın ardından Hocalı'da yaşananları soykırım olarak tanıyan ikinci ülke olmuştur. Bu karar, Azerbaycan diplomasisinin başarısıdır." Peki neden Türkiye bu konuda çok pasif? Neden daha aktif olmuyoruz? Futbolda ve Savaşta bir kural vardır. "En iyi savunma hücumdur" Yıllardır hep savunmada kaldık.Bu tasarıyı kabul edecek olan ülkelere yalvarıp durduk.Artık hücuma geçmeliyiz.Bu konuda neler yapabiliriz? Ermeniler hemen hemen bir çok... Devamı

SURİYE VE BEŞAR ESAD

2012-02-06 21:57:00
SURİYE VE BEŞAR ESAD |  görsel 1

SURİYE VE BEŞAR ESAD       ABD, Suriye'deki rejimi istememektedir.Suriye'nin en büyük destekçisi İran'dır.Süper güçlerden destek verenler ise Rusya ve Çin'dir.   ABD istediği için değil, biz müslümanlar olarak mazlumdan yanayız olaya farklı bakıyoruz.Bu nedenle zalim faşist yönetimin devrilmesini istiyoruz.Yerine hakkı üstün tutan adil, şeri bir yönetimin gelmesini istiyoruz.       En son Suriye, Humus'ta yönetime bağlı güçler tarafından yapılan katliam sonucu, yüzlerce kardeşimizin öldürüldüğü ve yine yüzlercesinin de yaralandığını öğrenmiş olduk.Ölü sayısı 400'e ulaşmış.       Beşar Esad babasının yolunda gitmektedir.     Beşar Esad bilindiği üzere Şia'nın bir kolu olan Nusayri mezhebindendir.Bu nedenle İran,Suriye'yi desteklemektedir. Hama'da 40 bin müslüman katl edilmiştir.Bunlar ehl-i sünnet ve'l cemaattendir.Yani kısaca Sünniler katl edilmiştir     1982 yılında Beşar Esad'ın babası olan Hafız Esad,Hama kentinde 40 bin kişiyi katl etmişti.Oğluda mübarek Kandil gününde aynı zamanda Hama'nın yıldönümünde Humus'ta 400 e yakın kişiyi tanklarla havan topları ve makineli tüfeklerle kadın çocuk demeden öldürmüştür.Babası gibi zalim acımasız diktatör biri. "ZALİMLER İÇİN YAŞASIN CEHENNEM"   YAZAN:YUSUF AĞATÜRK   (6-ŞUBAT-2012)   ... Devamı

TÜRKİYE'DE DERİN DEVLET OPERASYONU

2012-02-06 21:29:00
TÜRKİYE'DE DERİN DEVLET OPERASYONU |  görsel 1

  TÜRKİYE'DE DERİN DEVLET OPERASYONU       Avrupa'da bir çok ülkede 1950'li yıllarda ABD öncülüğünde Kominizm'e karşı  Gladio yani Kontr Gerilla kurulmuş. Ülkemizde de aynı yıllarda kurulmuş olan Gladio Askeriyenin içinde Özel Hareket Dairesine bağlanmış.       Latince'de kılıç anlamına gelen Gladio sözcüğünü isim olarak kullanan örgüt, Amerikan ve İngiliz kontrgerilla örgütlenmesi olan Stay Behind tarafından 1952 yılında kuruldu. CIA tarafından yönetilen ve finanse edilen örgüt, 1956 yılında ABD ile işbirliği içinde, casusluk ve gerilla savaşı yapmak üzere örgütlendi. Sardunya'da örgütün ilk eğitim kampı kuruldu ve Kuzey İtalya'da 139 yerde silah ve mühimmat depoları oluşturuldu. Resmi adı Müttefik Koordinasyon Komitesi (Allied Coordination Committee) idi.     1956 sonrasında ikisi kadın 622 kişi ABD ve İngiliz gizli servisleri tarafından eğitildi. 1990 yılında Gladio'yu ortaya çıkaran soruşturmalar esnasında bu 622 kişinin grup liderleri oldukları, her bir grup liderinin belli sayıda kişiyi idare ettiği, böylece toplam sayının 15.000'e yaklaştığı ortaya çıktı.     Örgütün İtalya'daki adı Gladio (Kılıç) idi. Yunanistan'da B-8 ya da SheepSkin (Koyun Postu), Belçika'da SDRA-8, Hollanda'da NATO Command, Batı Almanya'da Gehlen Harekatı, Stay Behind ya da Sword, Avusturya'da Schwert, Fransa'da Rüzgar Gülü, İspanya'da Anti-Terör Kurtarma Grubu (GAL), İngiltere'de ise Secret British Network olarak bilindiği bu ülkelerin yetkililerince açıklandı. Örgüt, Türkiye'de Kontrgerilla olarak biliniyor.  ... Devamı

FRANSA VE BOYKOT

2012-01-25 15:49:00
FRANSA VE BOYKOT |  görsel 1

FRANSA VE BOYKOT      Biz Türk halkı olarak balık hafızalıyız. Her şeyi kısa bir sürede unutuyoruz.Emperyalistler ise hiç unutmuyorlar. Yıllar önce Almanya'da  Ermeni Soykırım Yasa Tasarısını çıkardı.Fakat ceza yasasını çıkarmadı.Belki ilerde Fransa'dan sonra Almanya'da ceza yasasını çıkarabilir.İsviçre'de hem  Ermeni Soykırım Yasa Tasarısını   çıkardı.Hemde ceza yasasını çıkardı.Ceza yasasını ilk çıkaran ülke İsviçre'dir.Sonuçta ne oldu onlarada sözde boykot uyguladık.Sonuç fiyasko. İsrail'ede uyguladık. Tabi hükümet olarak değil halk olarak,o da fiyasko ile sonuçlandı.   Hükümet ve halk olarak boykot konusında bütünleşemedik.Türk vatandaşlarının çoğu hiç boykot uygulamadı.Mesela İsrail'e açık maddi destek sağlayan ABD'nin Yahudi Coco Cola firmasını hala Türklerin büyük bölümü destekliyor. Hâla böcekten yapılan içinde alkol ve asit olan o zıkkımı içiyorlar.  O nedenle biz Türk Milleti olarak boykot konusunda duyarsız,vurdum duymaz bir millet olduk. Bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyoruz. Ama o yılan bir gün gelip bizide sokarsa.O zamanda iş işten geçmiş olacak...     Fransa'da yaklaşık 300 bin Tük yaşıyor.Bunların büyük bölümüde çifte vatandaş.Diyelimki Fransa'da bir Türk bir Ermeni ile tartışmaya girse.Sonunda Türk deseki biz soykırım yapmadık.Ermenide hemen polisi arayıp Türk asıllı Fransız vatandaşı şikayet edip içeri attırsa.Bu adaletmidir? Bu haksızlık değilmidir?Hani nerde demokrasi? nerde özgürlük?   Fransız devriminin ilkelerinden özgürlük,eşitlik,adalet'e te... Devamı

MUHTEŞEM YÜZYIL FİLMİ VE KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN HAZRETLERİ

2011-12-30 11:32:00

  "MUHTEŞEM YÜZYIL" FİLMİ VE KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN HAZRETLERİ   46 yıllık saltanatında sadece 1,5 yıl sarayda yaşamış,ömrü cihad meydanlarında at koşturarak geçmiş ve bu meydanlarda şehit düşmüş, evliya padişahlardan olan Kanuni Sultan Süleyman Hazretlerini,dizi filimde Haremden dışarı çıkmayan uçkuruna düşkün biri olarak gösteren bu dizi filmi protesto ediyoruz....   Kanuni Sultan Süleyman işlerini devrin şeyhüslamı(Şimdiki Diyanet Başkanı)Ebu Suud Efendiden aldığı fevalarla yaparmış.Şehit düştüğünde cenazesi götürülürken tabutunun arkasında küçük bir kutu taşıyorlarmış. Ebu Suud Efendi sormuş bu kutu nedir diye? Kutuyu açmış bakmışlar. Kutuda Ebu Suud Efendi'nin verdiği fetvalar varmış.Ebu Suud Efendi bunun üzerine başlamış ağlamaya.Demişki: "Ey koca Sultan Süleyman sen kendini kurtardın bakalım ben Ahirette kendimi nasıl kurtaracağım?"   İstanbul’da güneşli bir günün sabahında Topkapı Sarayı’nın avlusunda bulunan Has Oda’nın kapısı açıldı. Uzun boylu genç bir adam arka bahçeye doğru ilerliyordu. Bu kişi, Avrupa’yı titreten, koca Akdeniz’i hâkimiyet altına alan Osmanlı Devleti’nin kudretli hükümdarı Kanunî Sultan Süleyman’dan başkası değildi. Devlet işlerinden vakit buldukça soluklanmak için arka bahçeye çıkar, ağaçları, kuşları, denizi seyrederdi.   O gün deniz, ağaçlar bir başka güzeldi, yalnız ağaçlardan birkaç tanesinin yapraklarının buruştuğunu fark etti. Hemen yanlarına yaklaştı ve eliyle tutup incelemeye başladı. Biraz sonra ağaçların neden buruştuklarını anlamıştı. Karıncalar sarmıştı o güzelim dallarını. Aklına bir çöz&uum... Devamı

PKK TERÖRÜ NASIL BİTİRİLİR?

2011-10-29 23:02:00

  PKK TERÖRÜ NASIL BİTİRİLİR?   Daha önce Suriye,Irak ve İran sınırlarında tahminen genişliği enaz 50m ve 100m. olan kilometrelerce uzunlukta olan etrafı tel örgülerle çevrili mayınlı alanlar vardı.Bu alanlar temizlendi. İsrail bu topraklara 49 yıllığına kiralamak için talip oldu.   Bu mayınlı araziler temizlendikten sonra terör olayları dahada arttı.Teröristler ellerini kollarını sallayarak sınırları geçmekte operasyonlarını gerçekleştirdikten sonra tekrar komşu ülkelerdeki kamplarına dönmekteler.Ayrıca buralarda kaçakçılık dahada çoğalmıştır.   Tekrar sınır arazilerine mayınlar döşenmeli,etrafı elektirik verilerek tel örgülerle çevrilmeli.   Daha sonra Profosyonel Ordu kurulmalı.Bu ordu kurulurken gönüllülere öncelik tanınmalı.Bu askerlere çok iyi para verilmeli.   En az 2 yıl komando eğitimi almış askerlerin ve özel hareket polislerin terörün yoğun olduğu bölgelere gönderilmeli.2 veya 3 ay eğitim almış acemi askerlerle,gerilla eğitimi almış senelerdir bu dağlarda dolaşan tecrübeli teröristlerle başka türlü başedilemez.    Daha sonra yerleri belli olan Terör Kampları önce uçaklar ve helikopterlerle sadırarak yoğun bombardumana tutulmalı.Ardından bu kampların çevresine en az 500-1000 asker paraşütlerle indirilmeli. Aynı anda bu kamplara operasyon düzenlenmeli.Kamplar temizlendikten sonra.Çevredeki mağaralarda tek tek konrol edilmeli.   Biz yıllardır ne yapıyoruz?Sivrisineklerle uğraşıyor,asıl onların kaynağı olan bataklıkları yani kamplarını kurutmuyoruz. Yani yok etmiyoruz. Sınır içinde operasyon düzenleniyor,&n... Devamı

ÜLKEMİZDE LİBERALİZM

2011-10-29 23:00:00

    ÜLKEMİZDE LİBERALİZM Şuanda ülkemizde Liberalizm uygulanmaktadır. Liberalizme Modern Kölelik ve modern sömürgecilik diyebiliriz. Artık günümüzde emperyalist güçler genellikle sömürülerini çok gelişmiş zengin uluslararası şirketleri,holdingleri aracılığıyla bizim gibi az gelişmiş ülkelerin işletmelerini alarak yapıyorlar. Bunu yaparkende müthiş bir liberalizm propagandasıyla yapıyorlar. Medya'da ajan yazarlar,proflar ve bazı gafil yazarlar,proflar aracılığıyla yapıyorlar.  Ülkemizde liberalizm Turgut Özal tarafından başlatılmıştır. Kendisi faizci Yahudi bankası Dünya Bankasında çalıştıktan sonra ülkemize gelmiş,ANAVATAN Partisini kurmuş,diğer asıl partilerin yasak olması sebebiyle,karşısındaki partilerden biri askerlerin kurduğu,diğeri solcu parti olunca seçimi kazanmış.Ardındanda ekonomide Liberalizm başlamıştır. Burda bir tespit daha yapmak istiyorum.Bilal Erdoğan'da faizci Yahudi Bankasında staj yapmakta. Onuda ülkemize şimdiden hazırlıyorlar. Yani geleceğin başbakanı veya Maliye Bakanı.Herhalde babasıda Cumhurbaşkanı olur. Liberalizm konusuna geri dönelim.Daha önce yazdığım gibi propaganda sonucu ülkemizin elindeki ne kadar işletme ve fabrika var ise satıldı.Bu satılanlar %90 yabancı sermayeye satıldı.Satılmadan önce beyinler yıkandı. Denildiki: "devlet işletmeci olmaz.Devlet ekonomiden elini eteğini çekmeli.Elinde ne kadar fabrika ve işletme.banka,maden var ise satmalıdır" Böylelikle yabancıların eline geçen bu yerlerden kâr elde etmeye başladılar. Yani bire 40-50 kazanmaya başladılar.Yani bizim ülkemize bir işletmeden 1 Milyar bıraktılarsa 40-50 milyarı belki daha fazlasını ülkelerine götürdüler. Bunun anlamı şudur.Sermaye hortumculuğudur. Bu hortumculuğa &cced... Devamı

Arap ülkelerindeki ayaklanmaların arkasında hangi ülkeler var?

2011-10-29 22:50:00

  Arap ülkelerindeki ayaklanmaların arkasında hangi ülkeler var?   Arap ülkelerindeki ayaklanmaların ya da Arap Baharı arkasında hangi ülkeler olabilir diye düşündüm.   Bana göre, Bahreyn ve Suudi Arabistan'da Şii halkı kışkırtıp olay çıkaranlar,halkı ayakladıran ülke İran'dır.   Tunus,Mısır ve Yemen'deki olaylar spontane yani kendiliğinden gelişen olaylar gibi görünüyor.Fakat dış güçlerin parmağıda olabilir.   Libya ve Suriye'deki olayları arkasında ABD ve İsrail vardır.İsrail'in amacı kendisine düşman olan ve İranla dost olan Beşer Esad'ı devirmek ve Musul-Kerkük petrollerini boru hattıyla Suriye üzerinden kendi topraklarına getirmek.   Wesley Clark: 5 yıl içinde 7 ülkeyi ele geçireceğiz   Amerikan Ordusu Generali Wesley Clark, önümüzdeki seçimlerde ABD Başkanlığı’na aday olmayı düşünün isimlerden biri olarak ABD’nin Ortadoğu planlarını anlattı. Beş yıl içinde yedi ülkeyi ele geçireceğiz: Irak, Suriye, Lübnan, Libya, Somali, Sudan, İran…” Amerika Birleşik Devletleri Ordusu Generali General Wesley Clark,1999-Yugoslavya Savaşı sırasında NATO Avrupa Müttefik Birlikleri Başkomutanıydı. 2004’te Demokrat Parti’nin Başkan adayı olarak gösterildi. Clark “Irak’ta Yapmamız gereken şey, Amerikan gücünün diplomatik, ekonomik, legal ve askeri tüm unsurlarını kullanan bir stratejiye sahip olmaktır. Hemen şimdi bölgeye üst düzey bir diplomatik grup gönderirdim. İran ve Suriye’yle engelsiz ve önkoşulsuz müzakereler yapardım. Halihazırdaki 150 bin askeri çekmek ya da 50 bin daha göndermek dahil tüm planlarımın bilinmesine izin verirdim.” diyor. (K... Devamı

KADDAFİ VE LİBYA

2011-10-29 22:04:00

                                                                     KADDAFİ VE LİBYA   Libya Halk Sosyalist Cemahiriyesi başkanı Kaddafi megaloman(aşırı kendini beğenmiş) bir kişiliğe sahip sert mizaçlı bir insan.   Kendi halkına karşı özel olarak kurdukları birliklerle ve paralı askerlerle saldırması, zalim biri olduğunu gösteriyor.   Kendini yeri geldiğinde müslüman olarak gösteren bir insan,sosyalist arap devleti kurmuştur.İslamda ne Sosyalizm vardır ne de Kapitalizm vardır.İslam izmler üstüdür. İslamiyet ne sağdadır ne de soldadır.   Kaddafinin kendi yazdığı yeşil bir kitabı var.Bu kitap anayasa kitabı.Kaddafin herhalde kendini peygamber gibi görüyor yazdığı kitabıda kendisine gönderilen kutsal bir kitap olarak görüyor.   Müslümanların tek anayasa kitabı var o da Kuran'dır.Aslında Kuranı anayasa kitabı olarak kabul etmesi gerekiyordu.Kaddafi de sapıklardan olduğu için böyle davranması normal.   Kaddafi yıllarca ABD'ye posta koydu.ABD'yi yıllarca eleştirdi. Ne zamanki ABD gönderdiği savaş uçakları ile evini vurana kadar.Ondan sonrada sesi soluğu kesildi.   Diğer Arap ülkelerinde emperyalist ve siyonist uşağı liderler ve Krallar yıllarca kendi ülkelerini zalimce yönetmişler, geniş halk kitlelerini ezmişler ve sömürmüşlerdir.   Bu ülkelerdede oldukça yoksul insanlar bulunmaktadır. Yoksulluğun haksızlığın ve adaletsizliğin giderilmesi için,şeri bir hak d&uu... Devamı